Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, üniversite gençliğinde bağımlılık risklerine yönelik farkındalığı artırmak ve öğrenci topluluklarını sürece aktif paydaş olarak dâhil etmek amacıyla “Bağımlılıkla Mücadelede Öğrenci Toplulukları ile El Ele” başlıklı etkinlik gerçekleştirildi.
04 Mart 2026 tarihinde saat 14.00’te Kültür Merkezi Pembe Salon’da düzenlenen programda, üniversite gençliği arasında giderek önem kazanan tütün, alkol, madde, dijital oyun ve teknoloji bağımlılığı gibi risk alanları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alındı.
Etkinlikte;
Üniversite gençliğinde bağımlılık davranışlarının mevcut durumu,
Risk ve koruyucu faktörler,
Öğrenci topluluklarının önleyici çalışmalardaki rolü,
Kampüs temelli sürdürülebilir mücadele stratejileri
başlıkları çerçevesinde değerlendirmeler yapıldı.
Programa Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Coşkun Karaca, Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Makbule Tokur Kesgin, aynı zamanda topluluk danışmanı ve Merkez Yönetim Kurulu üyesi olan Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Çiçek, Öğr. Gör. Uzm. Hacer Alpteker ve Uzm. Keziban Türken Gel katılım sağladı.
Etkinliğe ayrıca Damla Topluluğu, Radyoloji Topluluğu, Elektronik ve Otomasyon Topluluğu, Enerji Sistemleri Topluluğu, Çocukça Yaşam ve Empati Topluluğu ile Satranç Topluluğu temsilcileri de iştirak ederek bağımlılıkla mücadelede öğrenci topluluklarının üstlenebileceği roller üzerine görüş ve önerilerini paylaştı.
Programda yapılan değerlendirmelerde, bağımlılık olgusunun yalnızca bireysel bir tercih değil; psikososyal, çevresel ve kültürel boyutları bulunan çok katmanlı bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı. Bu kapsamda, bağımlılıkla mücadelede üniversite ortamında yürütülecek çalışmaların yalnızca bireysel farkındalık düzeyinde kalmaması; topluluk temelli, sürdürülebilir ve kurumsal iş birlikleri ile desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
Etkinlik, öğrenci topluluklarının sosyal etki kapasitesinin güçlendirilmesi, akran etkisinin pozitif yönde yapılandırılması ve üniversite genelinde sağlıklı bir kampüs kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayacak ortak bir bilinç ve iş birliği zemini oluşturulması açısından önemli bir adım oldu.